Gizli Bahçe The K2 Shopping King Loui Sarai Aşkın Kokusunu Aldım Bir Anda Aşk Eğer Benimle Olsaydı Büyü Cindrella and Four Knights Hayat Işığım Love in the Moonlight Piyon Moon Lovers Scarlet Heart Ryeo Tutku Oyunları Serisi İzabel Şeytan Tüyü - Yakın Mesafe

Kitap YORUMU: J.D. BARKER || 4. MAYMUN (Serpil KIR)

SE7EN, KUZULARIN SESSİZLİĞİ'YLE BULUŞUYOR
J.D. BARKER || 4. MAYMUN
The Fourth Monkey (4MK Thriller #1)


Herkese Merhaba

Bazı kitap kapakları, konuyu bilmeden o kitabı okumanız gerektiğini hissettirir. Bilirsiniz ki, kapak için bu kadar uğraşıldıysa konusu okunmayı hak ediyordur. İlk gördüğüm anda aşık oldum kitaba, daha konusunu bilmeden. Sonra D&R'a gittim, kitabı elime aldım ve arka kapağını çevirdim. Kısacık bir alıntı, gerilimimi en az kendisi kadar arttırdı.


Bknz;
Annem ve babam elleri birbirine kenetli, gözlerinde aşkla, yaşlı bir ağacın gölgesinden beni seyrederlerken, ben diğer çocuklarla oynardım. Bir top ya da frizbinin peşinden koştururken annemle babamın şakalaşıp gülüştüklerini duyardım. “Bana bakın! Bana bakın!” diye seslenirdim. Bakarlardı. Ailelerin çocuklarını seyrettikleri gibi beni seyrederlerdi. Beni gururla izlerlerdi. Oğulları, neşeleri... Geriye dönüp o yaşlarıma bakıyorum da...O ağacın altında ikisi de gülümserken onlara bakardım. Boğazlarının bir kulaktan diğerine kadar kesik olduğunu hayal ederdim, açık yaradan kan fışkırıyor ve o fışkıran kan önlerindeki çimenlerin arasında birikiyordu. Gülerdim, kalbim güm güm atardı, çok gülerdim.
Tabii ki bu yıllar önceydi, ancak elbette bunun başladığı yıllar o yıllardı.


Her şey bu sözlerle başladı. Evet arkadaşlar sıkı durun!!! 4.MAYMUN efsanesi, konuşmamayı, görmemeyi ve duymamayı anlattılar bize. Peki ya 4.MAYMUN? İşte o da kötülük yapmamayı öğretmeliydi aslında.

ALINTI

..."Neden sen söylemiyorsun maymunların isimlerini?"
"Mizaru, Kikazaru ve İwazaru."
"Doğru! Bu çocuk bir ödülü hak etti doğrusu." Babam sırıtıyordu. "Eğer isimlerinin anlamlarını da bilirsen fazladan puan kazanacaksın..."
Tabii ki benim bildiğimi biliyordu ancak babam tam bir oyun tutkunuydu, ben de ona katılıyordum. "Mizaru 'görmedim' demek, Kikazaru 'duymadım' demek, Iwazaru 'bilmiyorum' demek."....
"Bir de dördüncü maymun var ancak kimse onu tanımaz," diye açıkladım.
Babam başını salladı. "İlk üç maymun genel yaşantı kurallarını anlatır ancak dördüncüsü çok önemlidir.
"Shizaru, dedim. "Adı Shizaru."
"Kötülük yapmamak demektir," dedi babam.


KİTAP YORUMU

Sam Porter, beş yıl boyunca 3 düzine kadar kadının seri katili olan ve 4.Maymun lakabını taktıkları adamı yakalamak için mücadele verir. Bir sabah gelen bir telefonla süresiz izne ayrıldığı işinin başına çağırılır. Çünkü 4.maymun, çarpan bir araba sonucunda ölü olarak ele geçirilir. 
Her zaman ki gibi elinde beyaz bir kutu, içinde sıralaması ile gönderdiği son kurbanının kulağı vardır. 
Zaten 4.maymun olduğu da buradan anlaşılır. Kutunun üzerindeki adres Gayrimenkul zengini bir adamı işaret ediyor ve adamın gayri meşru kızı kayıp. Şimdi bu kızın kurtarılması için önünde üç gün var. Yerlerini belli edecek bir katil de yok artık. Tek delil, 4.maymunun cebinden çıkan hatıra defteri. Kısaca 4.mymn'un biyografisi. Zaman gittikçe daralıyor, belki kaçırılan kızın dili, gözleri yerinde ama bu kez açlık ve susuzluktan ölme ihtimali yüksek. Katilin kusursuz cinayetleri, arkasında hiç bir delil bırakmaması işleri daha da zor duruma sokuyor. Her bölüm öncesi anı defterinden okunan geçmiş, ve bu geçmişin kurgusu ile günümüzün buluşması sizleri şoka uğratabilir. 4.mymn'un öldürmek için kendince haklı nedenleri var. Tabii ki kendisine göre haklı nedenler lakin, böylesi bir çocukluk yaşayıp intikam istemesi yine kendince normal (Tamam itiraf ediyorum bence de normal. Zira böylesi bir anne ve baba tarihte görülmedi). 

Kurgunun dönüp dolaşıp birbirine bağlanması ve o SON! Aman Allahım dedim. İki kitaplık bir seri ve Goodreads'e göre 2018 Temmuz'da çıkacak kitap. Ben nasıl beklerim bilmiyorum. Bildiğim tek şey bu yazar yeni keşfedilmiş mücevher. O, konuları işliyor bizler de değer biçiyoruz. Şahsen bence, okunmayı-okutulmayı hak eden, özellikle polisiye/gerilim kitaplarını seven okurların mutlaka okuması gereken bir kitap.

Şiddetle Tavsiye Ederim.

KÜNYE
Yazar: J.D.Barker
Kitabın Orjinal Adı: The Fourth Monkey 
Seri Adı: 4MK Thriller  
Yayınevi: Nemesis Kitap
Çevirmen: Tolga Toprak

SATIN ALMAK İSTERSENİZ


Benden şimdilik bu kadar, bitirdiğim andan beri ikinci kitabın kurgusunu kafamda şekillendirmeye çalışıyorum. Sam Porter'ın yerinde olmak istemezdim lakin, her şeyi başlatan (deli gibi spoiler vermek istiyor) kilit ismi bulup çıkarmayı bende çok isterdim... 
:)

Okumak İptiladır Müptelalara Selam Olsun





















Kitap YORUMU: İskender PALA // Abum Rabum (Serpil KIR)


ABUM RABUM // İSKENDER PALA



Herkese Merhaba
Çok uzun zamandır blog yorumu yazmadığımı fark edip, son dönemlerde beni en çok etkileyen bir kitapla dönmek istedim. İskender Pala kitaplarını şuana kadar okuyup da beğenmeyen yoktur sanırım. Ve işte size beğeneceğiniz bir hikaye daha! 
Ben, elimde çok fazla kitap saklayamam, okumaya başladıysam en fazla üç gün de bitirmem gerek, zira gün daha da uzarsa konudan uzaklaşıyor ve araya bambaşka şeyler giriyor. 
Abum Rabum kitabına iki arkadaş başlarken en büyük tereddüdüm de bu durumdu. Çünkü kitap kalın arkadaşlar! ama inanın kurgunun hızı, olayların nerelere bağlanacağını düşünmek ve her satırın sizleri, ders niteliğinde bilgilere donatması sayesinde kitap bitiyor. Bitiğinde, düşeceğiniz boşluktan sizi haberdar etmek okur olarak görevim ^-^


"Kitap?"
"Evet, Kitap!.. Hz.Ibrahim'e ayetler indirilmişti. Bunların tabletlere yazılı olarak saklandığı sanılıyor. Sümer kazılarında çıkarılan pek çok tablette onun dininden işaretler görmek mümkündür. Akatların 'Abum Rabum' dedikleri 'Yüce Baba' İbrahim'dir."..



KİTABIN KONUSU



Mezopotamya'nın tarihi topraklarında başlayan, Hz.Ibrahim'in hikayesi. Üç dinin karıştığı; Hristiyanlık,Yahudilik,Müslümanlık, üç istihbaratın olayı araştırdığı; CIA,MİT,MOSSAD. Herkes Hz. Ibrahim'in hazinesinin peşinde, bu uğurda kullanılan dinler, insanlar ve harap edilen şehirler, dünyanın dört bir tarafına yağmalanıp kaçırılan tarihi eserler.  
Japonya'dan başlayıp İstanbul'a, Urfa'ya Nemrut'un tarihi derinliklerinden Adıyaman'a giden bir yol. Ve bu yolda öğrendiğimiz en kıymetli değer; Orta Asya'nın ne kadar kıymetli olduğu. 

Kitabı polisiye roman olarak okumaya başlıyor ve daha bir çok konuda bilgi sahibi olup çıkıyor okur. Hani öyle kulaktan dolma bilgiler değil hiçbiri, üç büyük kitaptan yararlanarak aktarmış bize Hz. İbrahim'i. 
Hz. İbrahim'den geriye kalan hazinenin peşine düşen ve onu elde etmeye çalışanlar. Son sayfasına kadar "kim kazanacak?" diye kendinizi yiyip bitiriyorsunuz. Çok klişe olacak belki ama "İNSANLIK" kazansın diye düşünmeden edemiyorsunuz. Gerçek hayatta insanlık kazanır mı bilinmez, günümüz insanoğlunu düşününce çok zor demeden de geçemiyor insan. 
Japonya da öğretim asistanı olarak çalışan Keiko, mezuniyet günü odasında,bedenine defalarca saplanan bir kama yüzünden ölü olarak bulunur. Bir bilim insanı olan Keiko'nun bilgisayarındaki dosyalar "Ertuğrul'un Babayanı" olarak kaydedilmiştir. Ve Keiko'nun telefonuna Türkiye-İstanbul dan gelen bir mesajla rota İstanbul'a çevrilir, üstelik şüpheli olan yakın arkadaşı da İstanbul'a gitmiştir.
Her iki olayın sonucu Japon polisi Türkiye'nin yolunu tutar. Aynı saatlerde Zara, İstanbul Arkeoloji müzesinde bulunan tabletlerin peşindedir. Tek derdi kopyalamak gibi görünse de çok geçmeden yakalanır. Zira tabletlere verilen tahribat yüzünden suçlu duruma düşer. Ahh! keşke asıl sorunu görebilseler diyeceğiniz sayfalar işte bu kısımlar. Zara'nin Sümerolog Selim hoca ile karşılaşması ve Mit ile Türk polisinin olaya karışması, bir de aralarına katılan Japon polis. Kim CIA için çalışıyor? MOSSAD'ın burada ki rolü ne? ZELOT'un acımasız sırlarının kurbanı kim? Hazine için kimlerin canı daha çok yanacak? sorularınızın cevapları sayfalarda. 
Kitabın en efsane karakteri benim için Selim hoca ve Zara. Selim'in Zara'ya güvenmek istemesi ve Zara'nın Selim hocaya güven vermemek adına olan mücadelesi. İnsanlığın en çok da bu kısımda kazanmasını istedim. 

Asıl süprizi sona sakladım ve bunun için bana kızabilirsiniz 😄 ABUM RABUM kitabı, dizi kanalı Netflix kanalında beş bölümlük dizi olacak müjdesini de vermek isterim. Sabırsızca beklemedeyim...

Iskender Pala'nın kalemini konuşturduğu, her sayfasını soluksuz okuyacağınız bir tarihi/polisiye kitabı. 
Okuyun-okutun

&&&&&&&&&&&&&&




Sim-Ammar'ın mimarisi ile başlayan, kimine Yüce Baba, kimine de Abum Rabum. Yani Hz. Ibrahim.
Kimine göre Zara(yahudi)- kimine göre Sara(Hiristiyan) ve de kimine göre Sare(müslüman).



"Nemrut gördü ki mabut tuttukları putlar parça parça olmuş, yere düşmüşler. 'Bunu kim etti' diye sordu. Dediler: 'Tareh'in oğlu İbrahim, daima putlarımızı kötülerdi, o etmiştir.' Onlara şu emri verdi: 'Tez onu muhakkak yakalayıp bana getirin; ben onu elbette öldüreceğim.' İbrahim'i bulup getirdikleri zaman Nemrut şöyle dedi: 'Ya İbrahim, bizim putlarımıza sen mi bu hakareti ettin?' İbrahim şu cevabı verdi: 'Gece gündüz mabut diye taptığınız büyük puttan sual et; o size söylesin, eğer söyleyebilirse!' Nemrut şöyle dedi; Ya İbrahim, bilmez misin putlar nutuk edip söyleyemezler.' İbrahim şöyle dedi: 'Ey Nemrut;madem putlar cevap veremezler; sonra ey zalimler, bunları elinizle yapıp yine onlara tapar, yardım istersiniz, ne kadar ahmak bir kavim olmuşsunuz!'....


ARKA KAPAK



Karısı Saray, Avram’a çocuk verememişti. Saray’ın Hacer adında Mısırlı bir cariyesi vardı. Saray Avram’a, (…) “Lütfen cariyemle yat, belki bu yolla bir çocuk sahibi olabilirim” dedi. Avram Saray’ın sözünü dinledi. (…) Rabb’ın meleği (hamile kalan Hacer’e) (…) “Bir oğlun olacak,
adını İsmail koyacaksın. (…) Herkes ona karşı çıkacak, kardeşleri onunla hep çekişme içinde yaşayacak” dedi (Tevrat, Tekvin, Bâb 16).
İbrahim’in biri köle, biri de özgür kadından iki oğlu vardır. (…)
Bu kadınlar iki antlaşmayı simgelemektedir. Biri Sina Dağı’ndandır, köle olacak çocuklar doğurur; bu Hacer’dir. Oysa göksel Yeruşelim özgürdür, annemiz odur.(…) İşte böyle kardeşler, bizler cariyenin değil, özgür kadının (Sara’nın) çocuklarıyız (İncil, Galatyalılar 4/21-31).

Dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan Ortadoğu… İnsanlığın beşiği ve Hz. İbrahim’in ayak izlerini taşıyan yurtlar… Ve Müslümanlar üzerinden süregiden savaşlar… Bir bakıma
Hz. İbrahim’in mirası peşindeki evlatlarının amansız mücadelesi…
Ortadoğu’da yalnızca fikirler, inanışlar, canlar değil, tarih de bir katliamın pençesinde. Artık hakikati görenler, Irak ve Suriye’de birinin kanı toprağa akarken uzaklarda kanı bitlenen birilerini, burada bir kurşun namludan fırladığında meçhul ülkelerde kabaran cüzdanları, burada annelerin ağıtları gözyaşlarına karışırken bir yerlere gizlice kaçırılan tarihi mirası fark edebiliyorlar. Oynanan oyuna insanlığın geçmişiyle hesaplaşması deniyor ama hakikatte geleceğini belirleme potansiyeline sahip.
Elinizdeki kitabı yalnızca Roma, Kudüs ve İstanbul ekseninde
bir casusluk romanı olarak değil, aynı zamanda. Mezopotamya’nın sosyal, siyasi ve sanatsal tarihi gibi de okuyacaksınız. İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden nefes nefese bir polisiye...


Bir sonraki yorumda görüşmek üzere,
Okumak İptiladır Müptelalara Selam Olsun...







BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI