Gizli Bahçe The K2 Shopping King Loui Sarai Aşkın Kokusunu Aldım Bir Anda Aşk Eğer Benimle Olsaydı Büyü Cindrella and Four Knights Hayat Işığım Love in the Moonlight Piyon Moon Lovers Scarlet Heart Ryeo Tutku Oyunları Serisi İzabel Şeytan Tüyü - Yakın Mesafe

As!'den_Tüyap 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuar Notları/1

Selam, nasılsınız? Gidemeyen dostları kıskandırmak gibi olmasın ama geçtiğimiz Pazar günü Tüyap  kitap fuarına gittim. O kadar vicdansız değilim tabi aklınız kalmasın diye uzunca not tuttum ve an itibariyle notlarımı sizinle paylaşıyorum.


Bir okurun (en azından benim) sabırla beklediği iki şeyden biri kitap fuarlarının başlama günüdür (diğeri ise seri kitapların hızlıca çıkması). Ben ve ikizim Rüya kız neredeyse bir yıldır bu anı bekliyorduk, üstüne birde ablamızın imza günü olunca heyecanımız x2 oldu.

 
Mesafenin uzak olması, trafiğin kaçınılmaz olduğu o yollarda sabahın kör vaktinde düştük yollara, öyle uykulu uykulu fuar heyecanı yaşamakta ayrı bir heyecan tabi bir yanın uyumak ister diğer yanın kitaplarla dolu o yere koşa koşa gitmek ister. İşte ben bu iki hissiyatı da bir arada yaşadım :) 


Fuar alanına adım attığımız ilk andan itibaren her şeyi bir kenara bıraktık ve Rüya kız ile kendimizi fuarın içine attık. İmza başlamadan uğraya bildiğimiz kadar standa uğrayıp hasret gidermek ile startımızı verdik. 


İlk durağımız 


ARTEMİS YAYINLARI

oldu da hay olmasaydı dedirtti. 

DİKKAT DİKKAT BU YAZI CİDDİ ANLAMDA ŞİKAYET İÇERİR

Allah'ım o kadar traji komik, bombastik bir olay yaşadık ki ikiz ile şu yaşımıza geldik bir çok fuar gezdik böyle artık rezillik mi desek, bilinmezlik mi desek ya da cahillik mi desek bilemedik.

Stant da görevli olan ve kitap camiasından tanıdığımız bir arkadaşımızla karşılaştık, kendisinin ilgilendiği bir başka okur olduğundan bizde başka bir görevliye Jeaniene Frost'un kitaplarının nerede olduğunu sorduk.  Aldığımız cevap ikizle beni resmen şoka uğrattı. Efenim olay sırasıyla şöyle gelişti; önce kitap stant köşelerinde arandı, kitaplar bulunamayınca olay boyut değiştirdi ve  Artemisin böyle bir yazarı yok yanlış yayınevine soruyorsunuz ile devam etti. Biz nasıl olur tabi ki böyle bir yazarınız var dememize rağmen inatla hayır böyle bir yazarımız yoklar devam etti.  Kıza derdimizi anlatamayınca bu sefer başka bir çalışan arkadaşımız geldi "evet hanımefendi bizim böyle bir yazarımız yok" diyerek bir öncekinin söylemlerini devam ettirdi. İkiz ile ben 10 saniyelik şoktan sonra (aha burada ikizle birbirimize bir bakışımız var gören yere serilirdi) eminsiniz yani son kararınız bu mu diyerek "acaba mı!?" kısmına geçmelerini bekledik ama nerdeee kendilerinden o kadar eminler ki bir kere daha evet dediler. (ahh şu İnternetin gözünü seveyim) Açtık neti girdik DR'ın sayfasına, yazdık yazarın adını haliyle ekrana gelen kitapları arkadaşlara gösterip peki bu kapak üzerindeki artemis logosu yanlış baskı o zaman dedik. Kitapları gösterir göstermez 180 derece ile fuara bu yazarın yeni kitaplarını getirmedik deyi verdiler, tamam biz eskileri görmek istiyoruz zaten seriyi tamamlayacağız dedik, öyle bir iki eğilmeler, stant dın alt kısımlara bakmalar falan, aradılar taradılar yok biz bu fuar bu yazarın hiç bir kitabını getirmedik de karar kıldılar. Bizde arkadaşları kaldırabileceklerinden daha fazla bilgi depolaması yapmayalım dedik ve peki o zaman diyerek sessizce uzaklaşmaya meillendik. 

Neyse ki tam bırakıp standan koşarak uzaklaşıyorduk ki arkadaşımız müsait oldu ona bir iki kitap sorup onları alıp kazasız belasız alıp oradan uzaklaştık. 

ŞİMDİ SORARIM SİZE EY OKURLAR !   

Acaba arkadaşları standın başına süs olsun diye koymadılarsa şayet az biraz derslerine çalışmaları gerekmez miydi? Seri sıralamasını vs. geçtim en azından yayınevinin yazarlarını öğrenmek gibi bir iki site açıp bakamazlar mıydı?  

Yazık ! kitap ve yayınevi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan arkadaşların kitap hakkında atıp tutmaları, okurlara satış yapmaları pardon yapmaya çalışmaları tamamen talihsiz bir olay. Bana kitaplar ya da yazar hakkında bilgi verilmesini geçtim öyle bir beklentim de yok zaten, çok şükür yıllardır okuma zevkime kitapları, yazarları ve yayınevlerini araştırmayı eklemiş insanım. Ama bir  yayınevinin yazarı olan  ve oradan çıkan - ki 10'a yakın kitabı bu yayınevinden çıktı - kitapları varken bana bu yazar bize ait değil nidalarıyla gelmesin hele hele inatlaşması tahammül edilemez. Böylesi talihsiz bir olay okurları değil sadece yayınevini yaralar. Sonuçta orada kimse kendisini değil yayınevini temsil etmek için orada görev alıyor. 

 İşte böyle ilk uğradığımız stand maceramızda böylelikle başlamış oldu.  Yinede her şeye rağmen aldığımız kitaplar. 

Artemis Yayınlarından alınan Kitaplar
Kan bağı serisinin 3. ve 4.kitabı Mavi Büyü ve Ateşli Kalp 

Buradan ayrılırken önce bir silkelendik kendimize geldik sonrasında soluğu 


KANES YAYINLARINDA

aldık. Yayınevini görüpte "Karen Rose'un kitabı ne zaman çıkacak" diye soramayan yoktur sanırım. Nejla hanımı görünce bizde geleneği bozmadık ve soru verdik :) ve maalesef yakın tarihte yeni kitap yok gibi gözüküyor. Başka yeni çıkan harika kitaplar var Kanes standında. Nejla hanımın hoş sohbetiyle akşama kadar konuşulurdu  diğer stantlar bizi bekler diyerek alacağımız kitapları alıp yolumuza devam ettik. 

Kanes Yayınlarından alınan Kitaplar  
Serinin 1. kitabı Avuntu ve 2. kitabı Hüküm 
Bedel
Berrin
Türkan Şoray'a Mektuplar

Yüzümüzde derin bir tebessüm ile imza saati geldi çattı. Hemen son hızla


ASPENDOS YAYINEVİNE

standına ulaştık.  Aspendos kitaplarına bak bak doyamadık. İmzalar atıla dursun biz buradan da bir iki kitap baktık ve ilk olarak merak ettiğimiz kitabı aldık. Sonrada yayınevinin yeni yazarlarından Hilal Sena Can'nı bulmuşken kitabını imzalatmadan edemedik. 


Aspendos Yayınlarından alınan Kitaplar
Parçalanmış
Sen Benim Nefesimsin 

İmzalar atıldı bol bol fotoğraflar çekildi, harika okurlarla hoş kitap sohbeti ve benim selfie çubuğuyla olan imtihanım yaşanmaya değerdi. Devamında ikiz ile sevdiğimiz, olmazsa olmazımız olan yayınevimiz 


NEMESİS KİTAP

 standına selam vermeden olmazdı. Harikası editörü Hasret ile sohbet, ardından da ikizin tutkunu olduğu yazar ve son kitabıyla olan kavuşması iki sevdalının kavuşma anı gibiydi :D 


Nemesis'den alınan Kitap
Belki Bir Gün


Bu üç yayınevini yan yayana getirene ne çok dualar ediyorum bir bilseniz. Sayemde cennetlikler :) 

Go! KİTAP, ARKADYA, ARKADYA BİTTER VE KORİDOR
Beyaz Balina grubu dur durak bilmiyor ve okurlarını mutlu edecek bir çok yolu deniyor.  Güzel editörümüz Yasemin bize inanılmaz harika haberler verdi. Arkadya Bitter'in yeni şahanesi Takvim Kızı çok yakında bizlerle olacakmış mesela. En favori kızım Şubat ayıymış ama olsun ben zevkle keyifle beklerim.. Aklım Arkadya standındaki büyüklere masallarda kitaplarında takıldı. Önümüzdeki hafta Heidi Büyüyoru almak için niyetliyim bakalım. Ardından Go! kitaba geçiş, sevdiğim serinin son kitabını aldık.  İnsanı gülümseten şeyler okumama vesile olan sosyal medya sorumlusu Burcu Koridor standındaymış. Haliyle bize de Koridor'un yolunu tutmak kaldı. Kendisiyle sonunda yüz yüze görüşebildik. Her seferinde bir aksilik oluyordu ve karşılaşamıyorduk sonunda şeytanın bacağını kırdık. Ayak üstü muhabbet edip Koridor turumuzu da bitirip koordinatları diğer yayınevlerine çevirdik. 

Go! dan alınan Kitap
The Orginals Diriliş 

Kitaplarını okumak artık eskisi gibi tat vermese de sıra geldi


MARTI YAYINLARINA

Size güzel haber Lisa Gardner'in yeni kitabı çarşamba günü fuarda yerini alacak. Satış sitelerinde ya da çıkacak olan kitaplar duyurusunda kendisini göremedim ama duvarda koskoca afiş vardı ve bize söylenen böyleydi bakalım göreceğiz. 

Martı Yayınlarından alınan Kitaplar
Ateşin Şarkısı 
Bana Söz Ver
Başka Şansın Yok
Gölgesizlerin Tutkulu Dansı 

Bu fuarda alınan kitapların çoğu polisiye sizde fark ettiniz dimi? Misal sonraki durağımız olan 


EKSİK PARÇA YAYINLARINDAN

da 4 kitaplık seri polisiye aldık. Uzun zamandır ablamın mutlaka alın okuyunlarına
nihayetinde karşılık. Hem de çok uygun rakama. 9.90 TL'den kitap almak isteyenler sizlerde mutlaka Eksik Parça standında uğrayın.

Eksik Parça Yayınlarından alınan Kitaplar
Ölüm Falı
Körebe
Gölgeleri Kovala
Küller ve Anılar

 


Tam çantamızı aldık çıkıyorken 
İNDİGO KİTAP
standına uğramadığımızı fark ettik. Rotayı hemen 4. salona çevirdik. Güzel sohbet eşliğinde yazdan beri beklediğim kitabın ikincisini görür görmez aldım. Ah nasıl mutlu oldum nasıl sevindim anlatamam. Ya bu kitabı herkesler okumalı !!! Elimdeki bitsin ilk o kitaba başlayacağım. Ve ikiz İndigo yazarı Hatice Çolak ile karşılaşınca yeni önce çok sevindi sonra kitabını imzalattı. 

İndigo Kitaptan alınalar
Linger / Canavarın Peşinde
VesseLÂm


- işte alınanlar -


Evet alınan kitaplar bu kadar. Ama gezilen standlar elbette bu kadar değil. 


  • Ephesus standına uğranıldı. Dostlarla kavuşuldu, ayak üstü iki lafın beli kırıldı ve kendileri o muazzam yoğunlukla baş başa bırakıldı. 
  • Epsilon Yayınlarına uğranıldı ve hayal kırıklığı çoktu. Eski kitaplar gayet uygun ama yeni kitap yok yani varda yabancı okunası yazar yok yok yok yok. Epsilon'nun tek güzel yanı eski kitapları HERKES OKUSUN DİYE tek kitap 10 TL 3 kitap 25 TL'den satıyor olması.
  •  Parodi kitabın standı efsaneydi özellikle yeni kitabı YOLCU haftaya uğranılıp alınacak. 
  • Mortena Yayınlarına da gidildi. Yeni kitaplarına bakıldı ve çok beğenildi. 
  •  Olimpos Yayınlarına uğranıldı turumuzun biricik kitabı Gizli Bahçeye yakından bir kez daha bakıldı. Not: Stant önünde bir genç çocuk vardı şöyle 17-18 yaşlarında elinde telefonu olan tüm genç kızlar çocukla fotoğraf çekiliyordu. Ben kim diye bakarken 10 yaşlarında başka bir çocuk abla kim bu herkesler onunla fotoğraf çekiliyor diye sordu, bilmiyorum ama bende çok merak ettim dedim. Kendime not: Haftaya soracağım. 
  • Pegasusa uğramadık ona uğrama hakkımızı haftaya Pazar gününe sakladık. 
  • Yeni yeni yayınevleri türemiş onları da es geçmedik uğradık. 
  • Dex'e neden bilmem uğramadık :) 
  • Doğan Kitaba uğradık ama çok kalabalıktı duramadık.
  • Altın Kitaplara uğrayamadık, haftaya uğranılacak.
  • Portakal kitap yeni merak ettiğim yayınevlerinden uğranılacak
Fuar sonunda kendimizi dışarı attığımzdaki modumuz tam olarak buydu. Yorgun ama keyifli ve bir sürü poşetli. 

Haftaya Cumartesi ve Pazar günü ben yine orada olacağım. Bu yazıyı okuyanlar umarım sizlerle karşılaşabiliriz. Şimdilik bu kadarcık sevgiyle ve kitapla kalın.. 


4 yorum:

  1. Merhaba,
    Artemis Yayınlarıyla ilgili anlattığınız olayı "rezalet" olarak nitelendirmenize gerçekten üzüldüm. Orada yayınevinin içinden olmayan, üç beş kuruş para kazanmak için stantta görevli olarak çalışan üniversiteli çocuklar oluyor. Sabahın kör saatinde kalkıp oraya gidip akşama kadar ayakta dikilerek gün içinde yüzlerce insanla muhatap oluyorlar. Kafaları karışmış olabilir,yorgun olabilirler. Kaldı ki yayınevinden çıkan bilmem kaç tane kitap var hepsini akıllarında tutmaları ne derece mümkün olabilir? Ha inatlaşma konusunu eleştirmenize bir şey diyemem ama olayı rezalet diyerek insanların gözünde büyütüp yayınevinin ya da çocukların üstüne gitmek niye? Kolaylıkla hoşgörüyle karşılanabilecek çocukların bu küçük kusurunu cahillik olarak adlandırıp onlara sanki orada hizmetçilermiş gibi derslerini çalışmalarını öğütlemek niye? Anladığım kadarıyla size karşı herhangi bir saygısızlıkları olmamış. Olayı büyütüp buna "rezalet" yahut "cehalet" gibi isimler takmak sizin cehaletinizi gösteriyor benim fikrimce. Saygılar.

    YanıtlaSil
  2. peki siz bir işe başladığınızda öncesinde o iş için hazırlık yapmaz mısınız? ya da ne bileyim emin olmadan önce ve kesin konuşmadan önce bir kaç bilir kişiye sorup teyit etmez misiniz? Kaldı ki biz oraya 11 gibi gitmiştik yani o yoğunluğun daha esamesi bile yokken. Ama bu bir bahane değil olamaz, sabahın kör vaktinde gidip o kadar insanla muhatap olamayacaklarsa çalışmasınlar o zaman efendim, kimse başlarına silah dayatmamıştır eminim. Anladığınız bir şey yok eğer orada değilseniz de anlayamazsınız da. Biz zaten kolaylıkla işimizi halledebilecekken kendilerinin inatla ve uslupsuzca üstüne basa basa böyle bir yazarımız yok deyip işi yokuşa sürenler yine onlar.

    Ha birileri standa gelen okura var/yok de al paranı gerisin boşver dediyse amenna.

    Biz kendi işimizi çok şukur hallettik, fuar sonuna kadar kaç okur böyle bir durumla karşılaşır elleri boş döndürülür onuda yayınevi düşünsün Dediğim gibi orada insanlar bireysel olarak kendilerini değil Artemis Yayınevini temsil ediyor. Ben yarın o insanları görsem hatırlamam bile ama yayınevinden okuduğum her kitapta bu olay aklıma gelecek ve muhabbeti geçtiğinde anlatacağım bir hikayesi olacak.

    Kendi fikrinizce kim cahil kim değil bunu sizinle tartışacak kadar sizi dikkate almıyorum. İyi akşamlar

    YanıtlaSil
  3. Bu bir bahane değil olamaz ne demek? Sizi gören de parayı basıp Hilton otele gitmiş ama parasının karşılığı hizmeti alamamış zengin müşteri zanneder. Öyle bir kaprise sahipsiniz. Çocukcağız oraya üç beş kuruş para kazanmak için gidiyor büyük ihtimalle yayınevinin içinden değil o yüzden ona yalnızca fuara getirilecek kitapların listesi ezberletilmiştir dolayısıyla da yayınevinin diğer kitaplarını bilmiyordur bu kadar basit. Böylesi sıradan ve önemsiz bir olayı magazinsel skandal boyutuna taşımak neyin kaprisi oluyor? Kaldı ki Artemis Yayınlarından üst düzey bir yetkili sizin bu sözde rezalet diye adlandırdığınız yorumunuzu okusa güler geçer çünkü bunda yayınevinin imajını çizecek hiçbir durum söz konusu değil. Bu durum yalnızca sizin naçizane blogunuza karalayacak birkaç malzeme arayışından ibaret fakat lütfen dikkat edin orada insanlar gerek yayınevi yetkilileri olsun gerekse stand görevlileri ciddi emek veriyorlar efor sarf ediyorlar saat 11 filan diyorsunuz ama kolay bir iş değil orada yapılan dolayısıyla sizin yersiz kaprislerinizi hak etmiyor o insanlar.

    YanıtlaSil
  4. Pardonda Artemis sizi kendisine savunacak biri olarak olarak mi tuttu? Ben gerekli kişilerle görüştüm siz üstünuze vazife olmayan şeylere burnununuzu sokmayin isterseniz hee illa yok burnumu sokacagim dersenizde siz bilirdiniz sabaha kadar yazabilirsiniz. Hayır anlamadim sizdeki nedir bu hazımsızlık! Bilin diye soluyorum bir iki kendiniz bilmez yüzunden ne Artemis okumaktan vazgeçecegim nede siz ve sizin gibilere prim verecegim. Ayrica şunuda öğrendim ki o çocukcagiz (!) Dediginiz ikinci kişi gayette yayinevinin sürekli çalışanıymis o yüzden rica edecegim bilip bilmeden blogumda atıp kesmeyin. Başka kapıya lütfen ! buradan size ekmek çıkmaz 😉

    YanıtlaSil

BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI